16 Nisan 2013 Salı

Yara Bandı Yuttum!

Malum ruh cırcırımın geçmesi için dün okul dönüşü kendime peynir festivali yaptırdım; çocukluğumun kırmızı başlıklısı Küçük Güzel;D, 


Ve aşk acısına bile bire bir gelen Edam'ciğim. 


Ve sonuç tabi ki peynir peynir MUTLULUK. İçime at kaçmış gibi iyim;-)

Planktonun Boku!!!


Geçen haftanın yarasındaki kanama dursun diye dün akşam yara bandı yuttum! Artık kanamasa da yarası kalacak kesin. Umarım bu derin yara bana bir ders misali zamanında kimler için neler yapmam/yapmamam gerektiğini hatırlatır!!! Her kötü olay gibi bu kabusun da güzel bir yanı vardı. Sonsuzluk işareti taşımaması! 
Bu yara sayesinde benim için üç insan tamamen bitti. Onlar için harcanacak enerjim olmadığından nefret etmeden, kin tutmadan var olduğuna inandığım ilahi adaletin kollarına bıraktım. Artık onlar hiç tanımadığım  ve tanımayacağım insanlardan farksız benim için. Bu yaramı da diğer bir çok yaram gibi samimiyetim ve iyiliğimi milletin kötü niyetine harcamamın bedeli olarak ödül alsam da bu maltozca davranışımdan vazgeçer miyim diye düşündüğümde... Cevabım titrek bir sesle HAYIR gibi... 

15 Nisan 2013 Pazartesi

Şaşkın Bakkal!

Bu gün Zonguldak'ın Z'sine bağladım iyice! Büyüme sancıları çeken bir ergenden farksızım. Yaşı Barbaros'daki ağaçlarla aynı olan bir insanın nasıl adını taşıyamayacak kadar küçük kaldığını gördüm. Gerçekleşmemiş bir mahkemede yapmadığım bir suçtan suçlu bulundum. Hanceremi çalıştırmak için boşuna ATP yaktığımı fark ettim. Bazı insanlarla konuşmaktansa duvar konuşmanın daha keyif verici olduğunu kavradım. Bir insanı tanımak için iki buçuk senenin nasıl yetersiz kaldığını öğrendim. Hayal kırıklığının dibindeki kömür karası karanlığı gördüm. Bilim yuvasındaki titrek acımasızlığı dokunuşuna maruz kaldım...


12 Nisan 2013 Cuma

Ne Çektin be Fateme!

Dönüşüm muhteşem oldu ama burada gördüklerim cırcır sonrası acıdan başka değil: Deliye dönmüş bir Büyük Şef, burun uçları ile ilgili hareket kısıtlama mesajları ileten bir Kraliçe, velisinin elinden tutup da beni büyük şefe şikayete gelen kreş kızı kılıklı; keyfimin Tantum Verde'si çakma kardeşim, vs...:-( 
Yokluğumda okul kazan, bazıları da delikli kepçe misali herkesin kafasını karıştırana kadar olayları evirmiş de çevirmiş!!! Sonuç haliyle ruh vertigosu! Bu mahalle olayları arasında en çok yaralanan suçlanan masumiyetim oldu. Sanırım ünlü şairim "Bilim en çok cehaleti besler!" demekle haklıymış. Akademik hayatta ya dansöz olmayı öğrenecekmişsin ya da kirlenmemek için kirli kıyafetlerle dolaşacakmışsın. Tabi kirlilerin çok yakınında durmak da daha az kirin sana doğru açısal momentumla sıçramasını önleyebilir!



Ya benim gibi temizliğin adaleti inananın birisinin yeri nerede?  "Burası soğuk, soğuk olanlar..."

11 Nisan 2013 Perşembe

Dönüşüm Muhteşem Oldu!!!

Sevgili bloğum ve değerli okuyucum uzun zamandır sizlerden uzak kaldığım için çok ama çok özür dilerim. İki senenin sonunda tatile çıkmak için hocamdan tekme tokat iki haftalık izin alabildim. Günlerimin inanılmaz dolu ve yoğun geçmesine rağmen ruhum battaniyeyi kafasına geçirip güzelce dinlenebildi;-) Akraba ziyaretlerinin yanı sıra uzun zamandır görmek istediğim tarih kokulu yerleri gördüm. Ne kadar sevildiğim ve ne kadar özlendiğimi bir kez daha gördüm. Okula gelmemek, yemekhanede sıra beklememek, bazılarının mübarek yüzünü görmemek kadar tarif edilemeyecek kadar güzel bir duyguymuş:-) Yaşasın tatilll;D









   

16 Nisan 2013 Salı

Yara Bandı Yuttum!

Malum ruh cırcırımın geçmesi için dün okul dönüşü kendime peynir festivali yaptırdım; çocukluğumun kırmızı başlıklısı Küçük Güzel;D, 


Ve aşk acısına bile bire bir gelen Edam'ciğim. 


Ve sonuç tabi ki peynir peynir MUTLULUK. İçime at kaçmış gibi iyim;-)

Planktonun Boku!!!


Geçen haftanın yarasındaki kanama dursun diye dün akşam yara bandı yuttum! Artık kanamasa da yarası kalacak kesin. Umarım bu derin yara bana bir ders misali zamanında kimler için neler yapmam/yapmamam gerektiğini hatırlatır!!! Her kötü olay gibi bu kabusun da güzel bir yanı vardı. Sonsuzluk işareti taşımaması! 
Bu yara sayesinde benim için üç insan tamamen bitti. Onlar için harcanacak enerjim olmadığından nefret etmeden, kin tutmadan var olduğuna inandığım ilahi adaletin kollarına bıraktım. Artık onlar hiç tanımadığım  ve tanımayacağım insanlardan farksız benim için. Bu yaramı da diğer bir çok yaram gibi samimiyetim ve iyiliğimi milletin kötü niyetine harcamamın bedeli olarak ödül alsam da bu maltozca davranışımdan vazgeçer miyim diye düşündüğümde... Cevabım titrek bir sesle HAYIR gibi... 

15 Nisan 2013 Pazartesi

Şaşkın Bakkal!

Bu gün Zonguldak'ın Z'sine bağladım iyice! Büyüme sancıları çeken bir ergenden farksızım. Yaşı Barbaros'daki ağaçlarla aynı olan bir insanın nasıl adını taşıyamayacak kadar küçük kaldığını gördüm. Gerçekleşmemiş bir mahkemede yapmadığım bir suçtan suçlu bulundum. Hanceremi çalıştırmak için boşuna ATP yaktığımı fark ettim. Bazı insanlarla konuşmaktansa duvar konuşmanın daha keyif verici olduğunu kavradım. Bir insanı tanımak için iki buçuk senenin nasıl yetersiz kaldığını öğrendim. Hayal kırıklığının dibindeki kömür karası karanlığı gördüm. Bilim yuvasındaki titrek acımasızlığı dokunuşuna maruz kaldım...


12 Nisan 2013 Cuma

Ne Çektin be Fateme!

Dönüşüm muhteşem oldu ama burada gördüklerim cırcır sonrası acıdan başka değil: Deliye dönmüş bir Büyük Şef, burun uçları ile ilgili hareket kısıtlama mesajları ileten bir Kraliçe, velisinin elinden tutup da beni büyük şefe şikayete gelen kreş kızı kılıklı; keyfimin Tantum Verde'si çakma kardeşim, vs...:-( 
Yokluğumda okul kazan, bazıları da delikli kepçe misali herkesin kafasını karıştırana kadar olayları evirmiş de çevirmiş!!! Sonuç haliyle ruh vertigosu! Bu mahalle olayları arasında en çok yaralanan suçlanan masumiyetim oldu. Sanırım ünlü şairim "Bilim en çok cehaleti besler!" demekle haklıymış. Akademik hayatta ya dansöz olmayı öğrenecekmişsin ya da kirlenmemek için kirli kıyafetlerle dolaşacakmışsın. Tabi kirlilerin çok yakınında durmak da daha az kirin sana doğru açısal momentumla sıçramasını önleyebilir!



Ya benim gibi temizliğin adaleti inananın birisinin yeri nerede?  "Burası soğuk, soğuk olanlar..."

11 Nisan 2013 Perşembe

Dönüşüm Muhteşem Oldu!!!

Sevgili bloğum ve değerli okuyucum uzun zamandır sizlerden uzak kaldığım için çok ama çok özür dilerim. İki senenin sonunda tatile çıkmak için hocamdan tekme tokat iki haftalık izin alabildim. Günlerimin inanılmaz dolu ve yoğun geçmesine rağmen ruhum battaniyeyi kafasına geçirip güzelce dinlenebildi;-) Akraba ziyaretlerinin yanı sıra uzun zamandır görmek istediğim tarih kokulu yerleri gördüm. Ne kadar sevildiğim ve ne kadar özlendiğimi bir kez daha gördüm. Okula gelmemek, yemekhanede sıra beklememek, bazılarının mübarek yüzünü görmemek kadar tarif edilemeyecek kadar güzel bir duyguymuş:-) Yaşasın tatilll;D









   

.

 
blogger template by arcane palette