17 Nisan 2013 Çarşamba

Serotoninin Gelişi Algoritmadan Belli;-)

Ruhumun algoritması bozuldu. Ne bir abaküs, ne bir hesap makinesi ve ne bir cetvel bu eğrinin denklemini düzeltmeye yetmiyor:-( Mutsuz falan değilim ama Serotonin sentezi geçici bir süreliğine servis dışı kalmış (bunlar arasındaki farkı kim anlarsa Einstein'in kardeşidir demektir:D)! Etrafımdakilerin cesaret takviyesi olmaktan istifa etmek istiyorum. Fateme sözü olarak "bana dokunmayan cesaret biiip yaşasın!!!" demek istiyorum. Girişte bu dünyada bu kadar garip ötesi Gollum'larla karşılaşacağım söylenmemişti ama:-(


Keyfimin Kaçkın Belediye Başkanı Aranıyor!

Tam bir hafta boyunca bir sürü insanın fedakarca gösterdiği ortak çaba ile keyfim ta dibinden kaçtığı için keyfime kahya aramak yetmiyor! Bu yüzden karar verdim; yarın yağmur yoksa keyfimin belediye başkanını bulmak için güzelce dolaşıp kendime hedayeler alacağım: bunlar gibi meselam:-)




16 Nisan 2013 Salı

Yara Bandı Yuttum!

Malum ruh cırcırımın geçmesi için dün okul dönüşü kendime peynir festivali yaptırdım; çocukluğumun kırmızı başlıklısı Küçük Güzel;D, 


Ve aşk acısına bile bire bir gelen Edam'ciğim. 


Ve sonuç tabi ki peynir peynir MUTLULUK. İçime at kaçmış gibi iyim;-)

Planktonun Boku!!!


Geçen haftanın yarasındaki kanama dursun diye dün akşam yara bandı yuttum! Artık kanamasa da yarası kalacak kesin. Umarım bu derin yara bana bir ders misali zamanında kimler için neler yapmam/yapmamam gerektiğini hatırlatır!!! Her kötü olay gibi bu kabusun da güzel bir yanı vardı. Sonsuzluk işareti taşımaması! 
Bu yara sayesinde benim için üç insan tamamen bitti. Onlar için harcanacak enerjim olmadığından nefret etmeden, kin tutmadan var olduğuna inandığım ilahi adaletin kollarına bıraktım. Artık onlar hiç tanımadığım  ve tanımayacağım insanlardan farksız benim için. Bu yaramı da diğer bir çok yaram gibi samimiyetim ve iyiliğimi milletin kötü niyetine harcamamın bedeli olarak ödül alsam da bu maltozca davranışımdan vazgeçer miyim diye düşündüğümde... Cevabım titrek bir sesle HAYIR gibi... 

15 Nisan 2013 Pazartesi

Şaşkın Bakkal!

Bu gün Zonguldak'ın Z'sine bağladım iyice! Büyüme sancıları çeken bir ergenden farksızım. Yaşı Barbaros'daki ağaçlarla aynı olan bir insanın nasıl adını taşıyamayacak kadar küçük kaldığını gördüm. Gerçekleşmemiş bir mahkemede yapmadığım bir suçtan suçlu bulundum. Hanceremi çalıştırmak için boşuna ATP yaktığımı fark ettim. Bazı insanlarla konuşmaktansa duvar konuşmanın daha keyif verici olduğunu kavradım. Bir insanı tanımak için iki buçuk senenin nasıl yetersiz kaldığını öğrendim. Hayal kırıklığının dibindeki kömür karası karanlığı gördüm. Bilim yuvasındaki titrek acımasızlığı dokunuşuna maruz kaldım...


17 Nisan 2013 Çarşamba

Serotoninin Gelişi Algoritmadan Belli;-)

Ruhumun algoritması bozuldu. Ne bir abaküs, ne bir hesap makinesi ve ne bir cetvel bu eğrinin denklemini düzeltmeye yetmiyor:-( Mutsuz falan değilim ama Serotonin sentezi geçici bir süreliğine servis dışı kalmış (bunlar arasındaki farkı kim anlarsa Einstein'in kardeşidir demektir:D)! Etrafımdakilerin cesaret takviyesi olmaktan istifa etmek istiyorum. Fateme sözü olarak "bana dokunmayan cesaret biiip yaşasın!!!" demek istiyorum. Girişte bu dünyada bu kadar garip ötesi Gollum'larla karşılaşacağım söylenmemişti ama:-(


Keyfimin Kaçkın Belediye Başkanı Aranıyor!

Tam bir hafta boyunca bir sürü insanın fedakarca gösterdiği ortak çaba ile keyfim ta dibinden kaçtığı için keyfime kahya aramak yetmiyor! Bu yüzden karar verdim; yarın yağmur yoksa keyfimin belediye başkanını bulmak için güzelce dolaşıp kendime hedayeler alacağım: bunlar gibi meselam:-)




16 Nisan 2013 Salı

Yara Bandı Yuttum!

Malum ruh cırcırımın geçmesi için dün okul dönüşü kendime peynir festivali yaptırdım; çocukluğumun kırmızı başlıklısı Küçük Güzel;D, 


Ve aşk acısına bile bire bir gelen Edam'ciğim. 


Ve sonuç tabi ki peynir peynir MUTLULUK. İçime at kaçmış gibi iyim;-)

Planktonun Boku!!!


Geçen haftanın yarasındaki kanama dursun diye dün akşam yara bandı yuttum! Artık kanamasa da yarası kalacak kesin. Umarım bu derin yara bana bir ders misali zamanında kimler için neler yapmam/yapmamam gerektiğini hatırlatır!!! Her kötü olay gibi bu kabusun da güzel bir yanı vardı. Sonsuzluk işareti taşımaması! 
Bu yara sayesinde benim için üç insan tamamen bitti. Onlar için harcanacak enerjim olmadığından nefret etmeden, kin tutmadan var olduğuna inandığım ilahi adaletin kollarına bıraktım. Artık onlar hiç tanımadığım  ve tanımayacağım insanlardan farksız benim için. Bu yaramı da diğer bir çok yaram gibi samimiyetim ve iyiliğimi milletin kötü niyetine harcamamın bedeli olarak ödül alsam da bu maltozca davranışımdan vazgeçer miyim diye düşündüğümde... Cevabım titrek bir sesle HAYIR gibi... 

15 Nisan 2013 Pazartesi

Şaşkın Bakkal!

Bu gün Zonguldak'ın Z'sine bağladım iyice! Büyüme sancıları çeken bir ergenden farksızım. Yaşı Barbaros'daki ağaçlarla aynı olan bir insanın nasıl adını taşıyamayacak kadar küçük kaldığını gördüm. Gerçekleşmemiş bir mahkemede yapmadığım bir suçtan suçlu bulundum. Hanceremi çalıştırmak için boşuna ATP yaktığımı fark ettim. Bazı insanlarla konuşmaktansa duvar konuşmanın daha keyif verici olduğunu kavradım. Bir insanı tanımak için iki buçuk senenin nasıl yetersiz kaldığını öğrendim. Hayal kırıklığının dibindeki kömür karası karanlığı gördüm. Bilim yuvasındaki titrek acımasızlığı dokunuşuna maruz kaldım...


.

 
blogger template by arcane palette