24 Haziran 2013 Pazartesi

Sensiz Hayat...

Sim Simciğim, başka adı emektar iPad'ım bağımsızlığını ilan edip bensiz doğu avrupa turuna çıktı! Ben de bir süreliğine Pinterest'siz, bussu'suz ve AZ oyunlu hayata dönmek zorunda kaldım:-) Şu an canım George'umun (Laptopum) ne çektiğini daha iyi anlıyorum! Gerçi o benim günlük web gezilerimden görsel medyaya hizmet ederek terfi etti;-); TV'ye bağlayıp uluslararası yayınlara açtım. Umarım Sim Sim bir an evvel güzel hatıralarla geri gelir:-) 




21 Haziran 2013 Cuma

'Bazen' Biriktiriyorum!

Bazen arkadaşlık Sınıf, biz de inancımızın boyutuna göre Sevgi sıralarına dizilmiş öğrencilerden farksız oluruz! Muhabbetimizin ağırlığına göre aralıklarla sınavlara tabi tutuluruz; kimimizin sevgisi tüm sınıftakileri geçirecek kadar kılavuzluk yapar diğerlerine. Bazılarımız ise, sınıfı geçene kadar arkadaşlığı kopya çekmek için kullanır! Bazen kendimizi sınava çekip sınıfta bırakırız, bazen de Arkadaşlık bu sınavlarda sıfır çeker! Ne yazık ki, bazen de biz ile arkadaşlık mezun olurken arkadaş sandıklarımız yerinde sayar:-(
Kimi zaman sınavlarda biriktirdiğimiz şüpheler beyaz günlerimizi karartır. Bazen de sevgimiz karşısında bize hediye verilen yıldızlar gecelerimizi aydınlatır... 


16 Haziran 2013 Pazar

İnsan Nimet mi?


"Birbirimize saygılı olma konusunda 3 tip temel hatamız var...


Avrupa'da yasayan vatandaşımız orada yerlere çöp atmıyor ama Kapıkule'den girer girmez yerlere tükürmeye, çöp atmaya başlıyor. Niye burada böyle yapıyorsun diye sorulduğunda, herkes böyle yapıyor diyor. Kendi fikri olmayan insanın duruma göre hareket etmesidir bu.

İkinci hatamız, adama göre davranmamız. Karşımızdaki adam iri yarıysa, 'Buyur Abi', diyoruz, ufak tefekse, 'Ne var lan!' diyoruz. Oysa ki, insanların onuru birbirine eşittir.

Üçüncü hata, keyfimize göre davranmak. Keyfimiz yerindeyse eve girerken 'Merhaba millet' diyoruz, değilse surat asıyoruz. Oysa keyfimiz yerinde olsun olmasın insanlara saygılı davranmak zorundayız.

Diyorum ki, yerdeki ekmeğe saygılı olma konusunda ülkemde mutabakat var, kimse basamaz, ayağıyla dürtüklemez ya da öper, koyar bir kenara.

Ekmek nimettir kabul, peki insan nimet değil mi?!"

Profesör Üstün Dökmen

14 Haziran 2013 Cuma

"Ve Sıradakini Üzeriz!!!"

Bazen sırtımızı sıvazlayanlar o kadar bize yakın durur ki gözlerimiz varlıklarını alışkanlık hale getirdiği için Onları görmezden gelebiliriz! Aramızdaki mesafe coğrafyası dertlerimiz hüzünleri, mutluluklarımız da sevinçleri olacak kadar birimsiz hale gelir.



"Nasıl olsa hep yanımda!" diyerek Onlara teşekkür etmesi gereken insanlar listesinin arka sayfalarında bekletiriz...   


"Karşılık beklemez!" diye sevgisinin tonunu arttırmak için Onun tarafından üstlenebileceğimiz, öznesi BEN olan temennilerden uzak dururuz:-( Onun sevgi hakkını verirken geç kalmak için yarışır gibi acele ederiz. Bu dostluk yarına da sarkar düşüncesi ile diğerlerini Ona evla sayarız... Sessiz hikayenin özeti; kimseye reva görmediğimizi sandığımız Fiillerin nesnesi en çok Sevenlerimiz oluyor!!!:'-(   

12 Haziran 2013 Çarşamba

Buzlu Kalp!


"Aman ey kasvetli kalbim!
Melankolinin nasıl şiir rengi aldığını gördün mü?
Mesafeler coğrafyasının bir bakışın okşaması ile nasıl geçilip göz ardı edildiğini gördün mü?
Eski acıların birden unutulduğunu gördün mü?
Özgürlüğün, saf boyun eğme anı olduğunu gördün mü?
Aşkın bir hadise değil önceden verilmiş bir randevu olduğunu, ezeli bir anlayış gibi ezelden ebede kadar süreceğini gördün mü?..."

Keşke bu satırları yaşayan şaiirin adını bilseydim:-(



24 Haziran 2013 Pazartesi

Sensiz Hayat...

Sim Simciğim, başka adı emektar iPad'ım bağımsızlığını ilan edip bensiz doğu avrupa turuna çıktı! Ben de bir süreliğine Pinterest'siz, bussu'suz ve AZ oyunlu hayata dönmek zorunda kaldım:-) Şu an canım George'umun (Laptopum) ne çektiğini daha iyi anlıyorum! Gerçi o benim günlük web gezilerimden görsel medyaya hizmet ederek terfi etti;-); TV'ye bağlayıp uluslararası yayınlara açtım. Umarım Sim Sim bir an evvel güzel hatıralarla geri gelir:-) 




21 Haziran 2013 Cuma

'Bazen' Biriktiriyorum!

Bazen arkadaşlık Sınıf, biz de inancımızın boyutuna göre Sevgi sıralarına dizilmiş öğrencilerden farksız oluruz! Muhabbetimizin ağırlığına göre aralıklarla sınavlara tabi tutuluruz; kimimizin sevgisi tüm sınıftakileri geçirecek kadar kılavuzluk yapar diğerlerine. Bazılarımız ise, sınıfı geçene kadar arkadaşlığı kopya çekmek için kullanır! Bazen kendimizi sınava çekip sınıfta bırakırız, bazen de Arkadaşlık bu sınavlarda sıfır çeker! Ne yazık ki, bazen de biz ile arkadaşlık mezun olurken arkadaş sandıklarımız yerinde sayar:-(
Kimi zaman sınavlarda biriktirdiğimiz şüpheler beyaz günlerimizi karartır. Bazen de sevgimiz karşısında bize hediye verilen yıldızlar gecelerimizi aydınlatır... 


16 Haziran 2013 Pazar

İnsan Nimet mi?


"Birbirimize saygılı olma konusunda 3 tip temel hatamız var...


Avrupa'da yasayan vatandaşımız orada yerlere çöp atmıyor ama Kapıkule'den girer girmez yerlere tükürmeye, çöp atmaya başlıyor. Niye burada böyle yapıyorsun diye sorulduğunda, herkes böyle yapıyor diyor. Kendi fikri olmayan insanın duruma göre hareket etmesidir bu.

İkinci hatamız, adama göre davranmamız. Karşımızdaki adam iri yarıysa, 'Buyur Abi', diyoruz, ufak tefekse, 'Ne var lan!' diyoruz. Oysa ki, insanların onuru birbirine eşittir.

Üçüncü hata, keyfimize göre davranmak. Keyfimiz yerindeyse eve girerken 'Merhaba millet' diyoruz, değilse surat asıyoruz. Oysa keyfimiz yerinde olsun olmasın insanlara saygılı davranmak zorundayız.

Diyorum ki, yerdeki ekmeğe saygılı olma konusunda ülkemde mutabakat var, kimse basamaz, ayağıyla dürtüklemez ya da öper, koyar bir kenara.

Ekmek nimettir kabul, peki insan nimet değil mi?!"

Profesör Üstün Dökmen

14 Haziran 2013 Cuma

"Ve Sıradakini Üzeriz!!!"

Bazen sırtımızı sıvazlayanlar o kadar bize yakın durur ki gözlerimiz varlıklarını alışkanlık hale getirdiği için Onları görmezden gelebiliriz! Aramızdaki mesafe coğrafyası dertlerimiz hüzünleri, mutluluklarımız da sevinçleri olacak kadar birimsiz hale gelir.



"Nasıl olsa hep yanımda!" diyerek Onlara teşekkür etmesi gereken insanlar listesinin arka sayfalarında bekletiriz...   


"Karşılık beklemez!" diye sevgisinin tonunu arttırmak için Onun tarafından üstlenebileceğimiz, öznesi BEN olan temennilerden uzak dururuz:-( Onun sevgi hakkını verirken geç kalmak için yarışır gibi acele ederiz. Bu dostluk yarına da sarkar düşüncesi ile diğerlerini Ona evla sayarız... Sessiz hikayenin özeti; kimseye reva görmediğimizi sandığımız Fiillerin nesnesi en çok Sevenlerimiz oluyor!!!:'-(   

12 Haziran 2013 Çarşamba

Buzlu Kalp!


"Aman ey kasvetli kalbim!
Melankolinin nasıl şiir rengi aldığını gördün mü?
Mesafeler coğrafyasının bir bakışın okşaması ile nasıl geçilip göz ardı edildiğini gördün mü?
Eski acıların birden unutulduğunu gördün mü?
Özgürlüğün, saf boyun eğme anı olduğunu gördün mü?
Aşkın bir hadise değil önceden verilmiş bir randevu olduğunu, ezeli bir anlayış gibi ezelden ebede kadar süreceğini gördün mü?..."

Keşke bu satırları yaşayan şaiirin adını bilseydim:-(



.

 
blogger template by arcane palette